**** unknown
**** 0
**** unknown
Madde #: SCP-041
Nesne Sınıfı: Güvenli
Özel Saklama Prosedürleri
SCP-041, Bio-Araştırma Alan 12'nin hastanesinde yatmaktadır. Keter sınıflandırılması verilmemiş olsa da, SCP-041'in yetenekleri muhafaza alanının çok ötesine yayılmaktadır. SCP'ye dair hassas bilgilerin kamuya yayınlanma riski olduğundan alan çapında izolasyon gerekmekte ve popülasyondan uzak tutulmalıdır. Düşüncelerini gizli tutmak isteyen SCP personelinin SCP-041'den 15metre uzakta kalması ve zemindeki kırmızı çizginin ötesine geçmemesi tavsiye edilmektedir. SCP-041'in akıl sağlığı için bulunduğu odada televizyon izleyen ve izlediği programa odaklanan bir kişinin bulunması gerekir. Bu, SCP-041'in bir başkasının zihninden televizyon "seyretmesini" sağlar. Optimal olarak bu kişi ortalama altı bir zekaya sahip ve fazla düşünemeyen bir D-sınıfı personel olmalıdır. Tam olarak zihin kontrolü olmasa da, SCP-041 yeteneklerini izleyicilerin sevmediği programları seyretmeye zorlamak için kullanabilmektedir. SCP-041 kanlı ve vahşet içerikli filmleri ve çocuk programlarını tercih etmektedir.
Açıklama
SCP-041 nadir görülen bir bakteriyel menenjit enfeksiyonundan kaynaklandığı düşünülen, geri döndürülemeyecek bir merkezi sinir sistemi hasarına sahip bir erkektir. Antibiotikler enfeksiyonu temizlemede başarılı olsa da, beyin ve omuriliği çevreleyen zarlar enfeksiyon sebebiyle merkezi sinir sistemini vücudun geri kalanına bağlayan nöronları parçalamıştır. SCP-041 kalp atışını devam ettirebilmek için kalp cihazına, nefes alabilmek için bir respiratöre ve beslenme için naso-gastrik tüpe bağlı olmalıdır.
SCP-041 kalıcı olarak bitkisel hayatta gibi görünmektedir. Fakat SCP-041'in yanındaki gözlemciler, kendilerinin ve 10 metre çevrelerindeki insanların düşüncelerinin yarı anlaşılabilir bir şekilde herkese yayınlandığını fark ederler. SCP-041 bunun yanı sıra kendi düşüncelerini de yayınlayabilmektedir. Kelimeleri kullanarak bir düşünce oluşturan herkes bu fikirlerini istemsizce çevresindekilere yayınlayacaktır. Bu "zihin içerisinde duyulan konuşma" bilinen hiç bir ekipman ile kaydedilememektedir. (Düzeltme: bkz. Ek-01). Zihin içerisindeki konuşma varlığın seçtiği her hangi bir ses tonunda 'duyulabilir', bu genellikle varlığın kendi sesidir. (bkz. Belge-01).
Zihindeki görüntüler ve fikirler de yayınlanabilmektedir fakat kolayca algılanamaz. Görüntüler, varlık ve alıcının gözleri kapalı olduğunda ve sadece buna odaklandıklarında daha kolay algılanabilir. Denekler arasında görselleri kullanarak iletişim kurmak gerçek bir görselden ziyade hayal gücünü kullanarak yapılmaya çalışıldığını daha zordur. Gönderici genellikle aklındaki objenin detaylı bir görüntüsünü oluşturmakta zorlanırken, alıcının eksik yerleri kendi tamamlamaya çalışması genellikle gönderilenden farklı bir görüntü oluşmasına sebep olur. Başarılı bir şekilde yayınlamanın en zor olduğu görsel bir insan yüzüdür.
Düşüncelerini başkalarına iletebilse de SCP-041 pek 'konuşkan' değildir. SCP-041'i yetenekleri hakkında herhangi bir bilgi vermeye ikna etme girişimleri sonuçsuz kalmıştır. SCP-041 genellikle sessizdir ve direkt iletişim çabalarına cevap vermez. Fakat, SCP-041'in bir mizah anlayışı var gibi görünmektedir ve aralıklarla başkalarının konuşmalarına ironik yorumlar yaparak müdahil olmaktadır.
Ek
Araştırmacı ███████ ███████ dijital bir ses kaydedici kullanarak sesli notlar alırken, bir meslektaşı da SCP-041'in odasındaki televizyonu değiştiriyordu. Televizyon karlı bir kanaldayken, bazı belirsiz sesler gürültünün arasından duyulabilirdi. Zihinde duyulabilen konuşmaları statik gürültü üreten cihazlar ve ses kayıt cihazları ile kaydetme çalışmaları bazı sonuçlar vermeye başladı. Ancak çoğu ses bozuk ve kaydedilen sesler net olmamakla birlikte yorumlamaya açıktır.
Ek-02
"Birkaç personelin SCP-041'i kendilerinden hoşlanan meslektaşlarını bulma dedektörü olarak kullandıklarını öğrendim. Bu, duyduğum en felaket şeylerden biri. Biz dünyayı yok edebilecek şeyleri koruyan adamlar mıyız, üçüncü sınıf çocukları mı?" — Dr. Klein.
Ek-01: Araştırmacıdan Alıntı
"İlk defa Kent ile 41'in odasına girdiğimizde sürekli bir şarkı duyuyorduk. Küçük bir kız çocuğu sesi bir çocuk şarkısı söylüyordu. Kesinlikle televizyon veya radyodan değildi… Kafamızın içindeydi, anlıyor musun… Dedim ki 'ben de hiç bir şey yapamadan bir yatağa bağlı olsaydım ben de küçük bir kız gibi şarkı söylerdim.' Sonra onun sesi kafamda yankılandı. 'Hey, o ben değilim. Ben o şarkıyı bilmiyorum.' Kent ve ben bembeyaz yüzlerle birbirimize baktık."
Not
Bu olay SCP-239 ilaçlar ile komaya sokulduğunda yaşanmıştır. İki SCP arasında bağlantı olup olmadığı bilinmemektedir.