SCP-3007

SCP-3007-2GV tarafından SCP-3007-3'ün sanatsal tasviri. Resimler görünmemektedir. (Ek 3'e bakınız).

**** unknown
**** 0
**** unknown

UYARI

AŞAĞIDAKİ BELGE SEVİYE VI BİLGİ TEHLİKESİ OLARAK SINIFLANDIRILMIŞTIR. YETKİSİZ ERİŞİM MEMETİK ÖLÜM MADDESİ YOLUYLA ÖLÜM İLE SONUÇLANIR. KENDİ SORUMLULUĞUNUZDA İLERLEYİN.

MEMETİK ÖLÜM MADDESİ AKTİVE EDİLDİ

DEVAM EDEN YAŞAM BELİRTİLERİ ONAYLANDI

DOSYA ALINIYOR…

Madde #: SCP-3007
Nesne Sınıfı: Keter

Özel Saklama Prosedürleri

Dünya çapındaki hastaneler ve medya SCP-3007-1 için izlenmelidir. SCP-3007-2 örnekleri Vakıf gözetimine devredilmeli ve SCP-3007-3'ün SCP-3007-2 aracılığıyla keşfi bir Seviye 3 personelin gözetimi altında yürütülmelidir. SCP-3007-2 olduğu onaylanan tüm bireyler derhal öldürülmelidir. SCP-3007-3 hakkında bilgi edinmiş etkilenmemiş sivillere A Sınıfı amnestik uygulanmalıdır. SCP-3007'nin muhafaza ihlali XK Sınıfı Dünyanın Sonu Senaryosuna yol açabileceğinden, yukarıdaki prosedürlerin uygulanmasında isteksizlik veya anlaşmazsızlık gösteren personel amnestik uygulandıktan sonra derhal transfer edilmelidir.

Açıklama

SCP-3007-1, yaş, cinsiyet, ırk, sağlık veya mesleğe ilişkin belirgin bir düzeni olmayan, yinelenen bir halüsinojenik fenomendir. SCP-3007-1 dünya çapında herhangi bir zamanda yaklaşık ██ kişiyi (SCP-3007-2) etkilemektedir ve Vakfın ortadan kaldırma çabalarına rağmen sürekli olarak yeni örnekler ortaya çıkmaktadır. Şu anda, SCP-3007-1'in önlenmesinde veya durdurulmasında ölüm hariç hiçbir yöntemin etkili olduğu kanıtlanmamıştır. SCP-3007-1, görünüşte rastgele bir şekilde, her bireyde günde ortalama dört kez meydana gelmektedir. Süre genellikle 40 ila 80 dakika arasındadır.

Etkilenen bireyler, SCP-3007-3 olarak belirlenen bir yere gönderildiklerini iddia etmektedir. SCP-3007-3'ün tanımı bireyler arasında büyük ölçüde aynıdır, ancak Dünya'daki bilinen herhangi bir yere benzememektedir. SCP-3007-1 sıklıkla aynı anda birden fazla bireyde meydana gelse de, SCP-3007-3 içinde doğrulanan karşılaşma vakası yoktur. SCP-3007-1'in meydana geldiği sırada, bireyler tamamen fiziksel aktivite yeteneğine sahiptir, ancak gerçekliği yalnızca işitme ve dokunma yoluyla algılayabildiklerini bildirirler. Sonuç olarak, bireyler SCP-3007-3'te gezinirken aynı zamanda etkilenmemiş bireylerle iletişimi sürdürme yeteneğine sahiptir. SCP-3007-3'teki görme, koku ve tat duyumlarının gerçeklikten ayırt edilemeyeceği bildirilmektedir.

SCP-3007-1 sırasında elde edilen herhangi bir travma veya yara, gerçekte de ortaya çıkacaktır. Bugüne kadar, muhtemelen SCP-3007-1 sırasında yapılan eylemler nedeniyle yüksek irtifa darbesinden ██ birey ölmüştür. Ek olarak, SCP-3007-3'ten gelen sesler, SCP-3007-2'lerin iki metrelik yarıçapı içinde gerçekte net bir şekilde duyulabilmektedir. Bu iki özellik, SCP-3007-3'ün varlığına dair bazı kanıtlar sağlamaktadır.

Ek 1

Röportaj Kaydı 3007-2C, SCP-3007-3'ün kayda alınmış ilk hesabı.

Görüşülen: SCP-3007-2C, Güney Kore'den 68 yaşında emekli bir kadın.

Görüşmeci: Dr. ████

Tarih: 12/07/20██

Önsöz: Diyalog Korece'den çevrilmiştir. Birey ilk keşfedilen SCP-3007-2'lerin arasındaydı ve o zamanlar aklı yerinde olan tek SCP-3007-2 idi.

<KAYIT BAŞLANGICI>

Dr. ████: Günaydın, Bayan H██████. Nasıl hissediyorsunuz?

SCP-3007-2C: İyi değilim, korkuyorum. Uyumakta sorun yaşıyorum.

Dr. ████: Muayeneler sağlığınızın iyi olduğunu gösteriyor, yani bu durumunuzdan mı kaynaklanıyor?

SCP-3007-2C: Durum mu? Oh, halüsinasyonları kastediyorsun. Evet, o yer hakkında düşünüp duruyorum.

Dr. ████: Yer mi?

SCP-3007-2C başını sallar.

SCP-3007-2C: Evet. Önceden, bulanıktı, bir rüya gibi. Sadece aynı yer olduğunu söyleyecek kadar hatırlıyordum. Ama bu sefer durum farklıydı. Manzarayı kusursuz açıklıkta görebiliyordum.

Dr. ████: Lütfen bu yeri detaylıca tanımla.

SCP-3007-2C: Kulağa inanılmaz gelecek, ama lütfen inan bana. Halüsinasyon başladıktan sonra, dar bir süspansiyon türünden bir köprüde belirdim. Gündüzdü fakat güneş ışığı sanki duman tarafından gizleniyormuş gibi zayıf görünüyordu. Havada çok kötü bir pis koku vardı- bana çöp ve çürüyen eti hatırlatıyor. [Öğürür]

Dr. ████: İyi misiniz?

SCP-3007-2C: Evet… sadece çok fazla anıyı geri getiriyor… Üzgünüm, devam edeceğim. Yükseklik nedeniyle oldukça uzağı görebiliyordum ve etrafımda kalıntılar vardı…. bir şehrin kalıntıları. Şey, emin değilim. Yapılar daha önce gördüğüm her şeyden farklıydı, gökdelenlerden çok dev ağaçlar gibi. O kadar uzunlardı ki tepelerini görebilmek için boynumu bükmem gerekiyordu. Bazıları hala dikti, ancak çoğu çökmüştü ya da bir yığın haline gelmişti. Baş dönmesi nihayet durduğunda köprünün yan tarafına gidip aşağı bakmıştım. Şehir karanlığın içinde sonsuza kadar devam ediyormuş gibi zemin gözden uzaktı. Kusmadan ya da düşmeden önce uzaklaşmak zorunda kalmıştım. Üzerinde durduğum ile aynı olan binlerce köprü bu yapıları birbirine bağlıyor gibi görünüyordu. Ancak aynı zamanda köprülerin çoğu kırıktı. Tüm yapılar pürüzsüz, metalik bir malzemeden yapılmıştı, ancak parlak olmak yerine kemik kadar beyazdı.

Dr. ████: Harabeler arasında herhangi bir canlı varlığı ayırt edebilmiş miydin?

SCP-3007-2C: Hayır. Hareket eden tek bir hayvan veya insan görmedim. Bitkiler de yoktu. Terk edilmiş yapıların onlar tarafından istila edileceğini düşünürsün, ama her yer ölü ve çoraktı.

Dr. ████: Anlıyorum. Dikkat çeken başka özellikler var mıydı?

SCP-3007-2C duraksar, gözle görülür derecede rahatsızdır.

SCP-3007-2C: Uzakta uzun siyah bir sütun vardı. Diğer tüm yapılardan daha kalın ve pürüzsüz olduğu için merak edip ona doğru yürümeye başlamıştım. Oraya varabilirdim, ama yolumda şeyler belirdi… yerde… şeyler… Doktor, devam etmem gerekiyor mu? Bunu hatırlamak istemiyorum. Lütfen burada durabilir miyiz?

Dr. ████: Kötü bir durumda olduğunuzu anlıyorum, ama lütfen devam edin.

SCP-3007-2C bir eliyle ağzını kapatarak ağlamaya başlar.

SCP-3007-2C: Özür dilerim. Sadece beni ürküttü, hepsi bu. Cesetler. Her yere dağılmışlardı. Kurumuş ve mumyalanmış gibi görünüyorlardı, bu yüzden uzun zaman önce ölmüş olmalılar. İlk başta farklı hayvanlara ait olduklarını düşünmüştüm, ama daha yakından baktığımda- İnsan olabilirlerdi, ama cesetleri yanlıştı. Kıvrımlı. Bir adam vardı sanırım, kemikleri parçalara ayrılmış olan ve fazladan uzuvlar gibi derisinden çıkan bir adam. Kolları kaldırılmıştı, muhtemelen öldüğünde bir şeyleri tırmalıyordu. Yanında bir çocuk vardı… bir çocuk olmalıydı. Kafası balmumu gibi erimişti ama torunumla aynı boydaydı… Aman Tanrım… Bazıları birleştirilmişti… küpler halinde sıkıştırılmıştı… Aman Tanrım lütfen… hayır hayır hayır…

SCP-3007-C2 bu nitelikte konuşmaya birkaç dakika daha devam eder. SCP-3007-C2 daha sonra bir histeri durumuna girer ve daha fazla açıklama yapmayı reddeder. İkna başarısızdır ve SCP-3007-C2, görüşmeye devam etmek için sağlıklı sayılmaz.

Dr. ████: Teşekkürler, bugünlük hepsi bu kadar.

Sonuç: Gözlemlenen yıkım seviyesi ve bireyler üzerindeki psikolojik etkisi endişe verici. Gelecekteki araştırmalar, bu konum ve bu konumun SCP-3007-1 ile olan ilişkisi hakkında bilgi edinmeye yoğunlaşacaktır. - Dr ████

Ek 2

SCP-3007-2'lerden gelen raporlar arasında büyük bir sütunun varlığı tutarlıdır. Her birey için, sütun SCP-3007-3 içindeki başlangıç noktasına kadar görülebilmektedir ve şehirdeki diğer yapılar arasında öne çıkmaktadır. SCP-3007'nin baş araştırmacısı Dr. ████, potansiyel önemi nedeniyle sütunun araştırılmasını desteklemektedir.

Birey: SCP-3007-2GV, eski adıyla E███ R█████. Birey, eskiden illüstratör olarak çalışan 23 yaşında bir Avustralyalı erkekti. Olağanüstü bir hafızaya sahip olmasıyla bilinmektedir.

Denetleyici Personel: Dr. ████.

Ekipman: Yok.

Ek Notlar: Daha önce ██ keşif girişimi gerçekleştirilmişti, ancak bireylerin işbirliği yapmamasından dolayı çoğu başarısız olmuştu. SCP-3007-2GV, SCP-3007-1'in anlaşılmasına ve tedavisine yardımcı olmak için büyük bir istek göstererek gönüllü oldu.

<KAYIT BAŞLANGICI (08:30, 14/07/20██)>

SCP-3007-2GV: Doktor? Halüsinasyon başladı. Şu an şehirdeyim.

Dr. ████: Sütun yapısını görebiliyor musunuz?

SCP-3007-2GV: Evet, çok uzakta değil. Sorun çıkmazsa bir saat içinde orada olabileceğime inanıyorum.

Dr. ████: Lütfen planlandığı gibi devam edin.

SCP-3007-2GV: Peki. Oh, Tanrım, bu çok kafa karıştırıcı.

Metalin üzerinde bir şekilde yankılanan düzensiz ayak sesleri duyulur.

SCP-3007-2GV: Uh… neredeyse düşüyordum. Burada hiçbir şey hissetmemek tuhaf. Tamam. Sanırım şimdi iyiyim.

Ayak sesleri şimdi daha sabit bir şekilde devam eder. SCP-3007-2GV muhtemelen yerdeki engellerden kaçınmak için zaman zaman yavaşlar.

Dr. ████: Lütfen çevrenizi tanımlayın ve daha önceki gözlemlerinizden sapmaları bize bildirin.

SCP-3007-2GV: Şu ana kadar gördüğüm her şey aynı. Yapılar kilometrelerce yükseklikte. Şu anda üzerinde yürüdüğüm yüzey gibi metalden yapılmış olduklarına oldukça eminim. Örümcek ağları gibi kesişen ve birleşen köprüler her yerde. Çoğunlukla sağlam oldukları için dikkatli olduğum sürece birinden diğerine geçebilirim. Ve zamana gelince- ışıklandırma oldukça iyi, bu yüzden sabahın erk-

Hafif bir çıtırtı sesi ve ardından SCP-3007-2GV'nin küfür etmesi.

SCP-3007-2GV: Lanet olsun, bacağına bastım… Aman tanrım, bu koku. Alıştığımı sanmıştım.

Ayak sesleri devam eder, ancak SCP-3007-2GV'nin nefesi ağırlaşır.

SCP-3007-2GV: Etrafa saçılmış o şeylerin daha fazlası var, ancak kokulara bakılırsa, yapıların içi çok daha kötü bir durumda. İçeri girmek yerine dışarıyı keşfetmek istiyorum, sorun olur mu?

Dr. ████: Hayır. Devam et.

SCP-3007-2GV herhangi bir olay olmadan on beş dakika ilerler. Bu süre zarfında, SCP-3007-2GV'nin raporları yapılara yapılan gözle görülür hasarlardan oluşur. Tüm açıklamalar önceki bireyler tarafından verilenlerle tutarlıdır.

SCP-3007-2GV: Yaklaşıyorum, ama buralarda daha tuhaf şeyler var. Altımdaki köprüde altı kanatlı bir savaş jeti var. Bir süredir orada asılı duruyor. [Duraklama] Kokpitteki pilotu görebiliyorum. Kahretsin… Ortadan ikiye bölünmüş, her iki tarafın da yarısı sarkıyor. Tanrım, burası cidden berbat bir yer.

Dr. ████: Başka uçaklar var mı?

SCP-3007-2GV: Evet, her yerdeler ve artıyorlar. Bana bundan daha önce bahsettiğini sanmıyorum, Doktor.

Dr. ████: Hayır, böyle bir olayı gözlemlemeye yetecek kadar ileri gitmiş tek birey sensin.

SCP-3007-2GV: Peki. Sanırım dikkat etmeliyim o zaman. Bu yerin bana ne fırlatacağını bilmiyorum. Oh, bu arada, koku biraz daha güçleniyor. Beni biraz hasta ediyor.

Dr. ████: İlginç. Rotana devam et lütfen.

SCP-3007-2GV: Öyle diyorsan.

SCP-3007-2GV, gözlemlenebilir menzil dahilinde kırktan fazla benzer olan hasarlı uçak vakalarını bildirmeye devam eder. Yirmi dakika sonra, SCP-3007-2GV'nin ayak sesleri yavaşlamaya başlar.

SCP-3007-2GV: Pekala, şu an sütuna bakıyorum. Düşündüğümden çok daha büyük. Yaklaşık kırk metre kalınlığında bir silindir. Belki daha fazla.

Dr. ████: Olağandışı özellikler?

SCP-3007-2GV: Umm, üzerinde renkli desenler olduğunu görebiliyorum, muhtemelen dekorasyon. Etrafına sarılmış, tepeye çıkan merdivenler var. Ve bu koku… Aman Tanrım.

Dr. ████: Sorun nedir?

SCP-3007-2GV: Ceset. Çok fazla ceset. Dipte ezilmiş şekilde birlikte toplanmışlar. Kaç tane ceset olduğunu bile sayamıyorum… Yüce İsa…

Dr. ████: Lütfen sakin ol ve engelin seviyesini değerlendir. Merdivene ulaşabilir misin?

SCP-3007-2GV: Bekle, onların- Onların içinden geçmem gerektiğini mi söylüyorsun? Yapmıyorum. Hayatta olmaz.

Dr. ████: Lütfen devam et. Gönüllü oldun, değil mi?

SCP-3007-2GV: Bununla karşılaşacağımı bilmiyordum!

Dr. ████: Bu keşfin amacı bu, Bay R█████. Şu anda, bu halüsinasyonlarla ilgili yeterli bilgiye sahip değiliz ve senin işbirliğinize ihtiyacımız var. Durumun için bir tedavi bulmamıza yardım edebilirsin ve bu yeri bir daha asla ziyaret etmek zorunda kalmayabilirsin.

SCP-3007-2GV neredeyse bir dakika boyunca sessiz kalır.

SCP-3007-2GV: Peki, deneyeceğim. Sa-Sadece bu seferlik… Bu çılgınlık.

SCP-3007-2GV sert nefes almaya başlar ve ayak seslerinin frekansı artar. SCP-3007-2GV'nin küfürleri ve ara sıra tökezlemesi ile birlikte boğuk çıtırtı sesleri duyulur. Üç dakika sonra bu sesler azalır. Bir dizi hafif vuruş ardından ağır bir vuruş sesi gelir. SCP-3007-2GV yüksek sesle nefes almaya başlar.

SCP-3007-2GV: Tanrım, bir daha asla… kahretsin…

Kısa bir sürtünme sesi ardından bazı yavaş adımlar.

Dr. ████: Bay R█████? Bu halüsinasyonun ne zaman biteceğini bilmiyoruz, bu yüzden ertelemeyin ve yukarı çıkmaya devam edin.

SCP-3007-2GV: Pekala, öyle yapacaktım zaten. Bu şeylerden ne kadar uzak olursam o kadar iyi. [Duraklama] Doktor? Şu cesetler. Bu sütuna ulaşmak için birbirlerinin üzerinden geçiyormuş gibi birbirlerine bastırılmışlar. Ve… ve bazıları, kafalı olanlar, bana bakıyormuş gibi yukarı bakıyorlar. Ya da bu şeyin tepesinde ne varsa ona. Kahretsin, korkunç. Sanırım şimdi devam edeceğim.

Vuruş sesi yeniden başlar. SCP-3007-2GV birkaç dakika sessiz kalır. Yavaş yavaş, muhtemelen yüksek irtifa rüzgarından dolayı hafif bir ani ses çıkar.

SCP-3007-2GV: Doktor? Bu yer beni tedirgin ediyor.

Dr. ████: Gördüklerini düşünürsek bu anlaşılabilir.

SCP-3007-2GV: Hayır, Doktor, anlamıyorsun. Bu sadece cesetler ve yapılar ile ilgili değil. Burası normal değil. Burada yaşanmış olanlar normal değildi. İlk başta deprem veya meteor yağmuru gibi bir tür doğal afet olduğunu düşündüm. Bu şehrin yok olmasının sebebinin bu olduğunu düşündüm. Ama şimdi yüksekteyim ve bu yerin tamamı yanlış görünüyor.

Dr. ████: Neden böyle düşünüyorsun?

SCP-3007-2GV: Şey, buradan, binalar hakkında tuhaf bir şey fark ettim. Sadece kalıntı haline getirilmemişler ya da yerle bir edilmemişler. Bazıları kıvrılmış, parçalara ayrılmış, hatta kil gibi parçalar halinde ezilmiş. Daha çok deforme olmuşlar gibi. Sanki bir çocuğun alıp garip şekillere eğdiği teller gibi.

SCP-3007-2GV yukarı çıktıkça rüzgar daha duyulabilir hale gelir.

SCP-3007-2GV: Bence jetler ve hatta cesetler için de aynı. Bu cesetlerin çoğu, sanki eskiden insanmış gibi insani özelliklere sahipti. Deprem böyle bir şey yapmaz. Bu mantıklı değil. Burada ne olduysa yok etmekle kalmadı. Bu yer ile oynadı.

Dr. ████: Anlaşıldı. Lütfen devam et.

Rüzgarın sesi giderek artar. Ayak sesleri duraklar.

SCP-3007-2GV: Şimdi ilk resme rastladım. Benden daha dar ve uzun. Bu sütunun etrafında, merdivenlerin hemen yanında birkaç tane daha görebiliyorum. Sanki bu sütun onları göstermek için tasarlanmış gibi.

Dr. ████: Ne tasvir ediyor?

SCP-3007-2GV: Sanırım bir tür hikaye anlatıyor. Rastgele nesneler tutan bir grup insan var. Gülümsüyorlar ama bunun dışında yüzleri boş. Bir de garip bir mavi yaratık var, ama sadece abartılmış bir insan olabilir. Arka plandaki çizgiler bu şehirdeki binalara benziyor. Ama tam olarak emin değilim; stil gerçeküstü ve tarif etmesi zor. Genelde yaptığımdan tamamen farklı, ama geri döndüğümde çizmeyi deneyebilirim.

Dr. ████: Evet, bu kesinlikle faydalı olur.

SCP-3007-2GV: Peki, diğerlerini de ezberleyebilir miyim bir bakayım.

Ayak sesleri yeniden başlar ve beş dakika boyunca devam eder.

SCP-3007-2GV: Şu an ikinci resmin yanındayım. İlkinden daha kafa karıştırıcı, ama bazı uçakları ayırt edebiliyorum. Daha önce gördüğüm uçaklar gibi altı kanatlılar.

Beş dakika SCP-3007-2GV'den rapor yok. Süre, resimlerin sütun boyunca eşit aralıklarla yerleştirildiğini gösterir.

SCP-3007-2GV: Tanrım… bu resim çok kötü. İçinde şu ceset yaratıklardan var, ama hala yaşıyorlar gibi görünüyorlar. Tanrım, neredeyse cesetlerin kokusunu alabiliyorum.

Dr. ████: Bu sadece hayal gücün olabilir. Son elli dakikadır kafan karışık ve stres altındasın, bu yüzden illüzyonları gerçeklikle karıştırmak son derece normal.

SCP-3007-2GV: Artık neyin gerçek olduğunu bilmiyorum.

Beş dakika sonra.

SCP-3007-2GV: Yine şu iğrenç koku var. Cesetlerden uzaklaştım ama gitmiyor. Yaklaşıyor aslında.

Dr. ████: Lütfen sakin olun, Bay R█████. Güvendesin, seni temin ederim.

Beş dakika sonra.

SCP-3007-2GV: Bu… İnsanların beyinlerinden çizgiler çıktığını gösteriyor ve bunlar bir nevi sütun ile bağlantılı. Sence o insanlardan biri ben olabilir miyim?

Dr. ████: Bu ilginç bir gözlem.

SCP-3007-2GV: Evet, tüm bunların neyle ilgili olduğunu anlamamıza yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Tanrım… buna dayanamıyorum artık.

Önümüzdeki beş dakika boyunca, SCP-3007-2GV yukarı çıkarken nefesi altında tutarsız bir şekilde mırıldanır.

SCP-3007-2GV: Neredeyse sona ulaştım ve koku gerçekten ağırlaşıyor. Doktor, orada ne olduğunu bilmiyorum ve öğrenmek isteyip istemediğimden emin değilim.

Dr. ████: Bay R█████, lütfen devam edin. Buraya kadar geldiniz.

SCP-3007-2GV: Doktor, Ben… Evet, sanırım haklısın. Sonuna kadar gitmek en iyisi olur.

Rüzgarın sesi şimdi şiddetliydi. Farklı bir yüzeye adım atan SCP-3007-2GV'nin ayak sesleri neredeyse duyulmuyordu. SCP-3007-2GV aniden tutarsız bir şekilde bağırır. Ayak sesleriyle birlikte donuk bir gümbürtü sesi duyulur.

SCP-3007-2GV: Aman tanrım… Bu da ne? Bu da ne! [Öğürür]

Ağlama duyulabilir.

Dr. ████: Ne görüyorsun?

SCP-3007-2GV: Bilmiyorum amına koyayım. Diğer tüm gördüklerim gibi kurumuş, ama bu- bu çok büyük! Benimkinden on kat daha büyük bir yüzü var ve oh Tanrım çok fazla kolu var ve parçaları eksik ve kıvrılmış- [Bağırır]

Dr. ████: Bay R█████, lütfen panik yapmayın. Ölü, değil mi? Size herhangi bir tehlike oluşturmuyor.

SCP-3007-2GV: Hayır, Doktor, sadece ceset değil, cesedin üzerinde olan resim. Son resim. Bitmiş olduğunu sanmıyorum ama… Aman Tanrım… o neden orada? Bu lanet olası bir [ÇIKARILDI - EK 4'E BAKINIZ].

Dr. ████: Emin misin?

SCP-3007-2GV: Tabii ki de eminim! Herkes-

SCP-3007-2GV aniden durur ve anlık kafa karışıklığının ardından SCP-3007-1'in bittiğini bildirir. Duyguları dengesiz bir durumda olsa da, resimleri büyük bir netlikle hatırlayabildiğini iddia eder.

<KAYIT SONU (09:41, 14/07/20██)>

Sonuç: SCP-3007-2GV'nin hesabı güvenilebilir ise, yeniden oluşturduğu resimlerden SCP-3007-3 ile ilgili bilgi öğrenebileceğimize inanıyorum. - Dr. ████

Ek 3

25/09/20██. Sütunun yüzeyindeki resimlerin SCP-3007-2GV tarafından grafik olarak yeniden üretilişi. Resimler daha sonra diğer bireylere gösterildi ve orijinal sanat eserlerine benzerlik açısından son derece doğru oldukları onaylandı.

Ek 4

3007.A

3007.A

3007.A

3007.A

3007.A

27/12/20██. Ek Dosya 3007.B, sütunun tepesinde bulunan son resmin reprodüksiyonu.


Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License.